Kolorektal kanserli hastaların demografik özelliklerinin morbidite ve mortalite ile ilişkisinin değerlenrilmesi

Nihal Çetin, Mehmet Yıldırım

Anahtar Kelimeler: Kolorektal, kanser, sosyodemografik

Amaç:
Bizim amacımız bu çalışmada İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Kliniği'nde kolorektal kanser tanısı ile takip edilen hastaların dosyaları geriye dönük incelenildi.Hastaların sosyodemografik özelliklerinin mortalite ve morbidite ile ilişkisini araştırdık.

Gereç ve Yöntem:
Çalışmamız kesitsel, geriye dönük bir arşiv taramasıdır.

Bulgular:
Kolorektal kanserlerde cinsiyet karşılaştırması yaptığımızda; erkeklerde (%56,6) daha fazla görüldü. Çalışmamıza 76 hasta dahil edilmiştir.;yaş gruplarına göre malignite olgularının görülme sıklığı sırasıyla ;60 yaş ve altı grup %28,9 ,61 yaş-70 yaş arası grup %34,2 , 71 yaş ve üzeri grup %36,8 olarak tespit edilmiştir. Çalışmamızda yer alan olguların tümör yerleşimi en çok rektum (%35,5) sonrasında sigmoid kolon(%17,1) idi. 
Çalışmamızda hastaların preoperatif CEA ,CA 19-9 ve albumin değerleri incelendi. Hastaların preop albumin değerlerine baktığımızda %73.7 oranla >3.5mg/dl olduğu saptandı. Hastaların preop dönemdeki tümör markerlarına bakıldığında %81.6 ile CEA 10'un altında tespit edilirken, CA19.9 %57.9 oranıyla 10'un üzerinde tespit edildi. Çalışmamızda ele alınan kolorektal kanserli hastaların evrelerine bakıldığında %43.4 oranla evre III'ün en sık görülen evre olduğu tespit edildi. Olguların cinsiyetlerine göre ASA skorlarının dağılımı incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Olguların yaş gruplarına göre morbidite oranları dağılımı açısından incelendiğinde %18,4 oranındada hastalarda morbidite izlendi.Morbidite oluşan hastaların %50 si 61-70 yaş grubundaydı. Yaş gruplarına göre post-operatif mortalite dağılımı açısından incelediğimizde mortalite oranının % 5,3 olduğu izlendi. Mortalite gelişen hastaların%75 i 61-70 yaş grubundaydı.Olguların cinsiyetlerine göre ASA skorlarının dağılımı incelendiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0,05).

Sonuç:
Semptomların geç ortaya çıkması, belirtilerin iyi değerlendirilememesi ve tarama programlarının yetersiz uygulanmasına bağlı olarak tanı gecikmektedir. Hastaların takibinde, genç yaşta kolorektal kanser olgularında tanı konduğunda ileri evrede saptanmaları ve prognozlarının kötü olması nedeniyle, gaitada gizli kan pozitifliği olan ve CEA , CA 19–9 değerleri yüksek saptanan hastalarda ileri tanı yöntemlerine başvurulmalıdır.
Bu nedenle uyarıcı semptomları mevcut genç hastalarda kolorektal kanser olasılığı daima göz önünde bulundurulmalı ve vakit kaybetmeden ileri tanı yöntemlerine başvurulmalıdır.