Çocukluk Çağında Lenfadenopatilere Yaklaşım: Bir Olgu Örneği

Erdoğan Eriş, Sena Yayla, Başak Korkmazer, Hilal Özkaya, Gözde Kurşun Ağlamış

Anahtar Kelimeler: Lenfadenopati, Lösemi, Lenfoma

Giriş:
Lenfadenopati (LAP), lenf bezlerinde boyut, şekil ve sayı değişikliği ile karakterize, lenfoid sistemin antijenik uyarılara abartılı yanıtı sonucu görülen bir bulgudur. Etiyolojide enfeksiyonlar, otoimmun hastalıklar ve malignite bulunmaktadır.
Olgumuzda, pediatri kliniğinde takip edilen bir hastadan yola çıkılarak çocukluk çağı LAP’larına yaklaşımın önemi vurgulamak amaçlanmıştır.

Olgu:
Yedi yaşında erkek hasta 10 gün önce başlayan, antibiyotik kullanımı ile gerilemeyen boyunda şişlik şikayeti ile 26.04.2021’de çocuk acil polikliniğine başvurdu. Anamnezinde gece terlemesi, ateş, kilo kaybı yakınması, hastalık ve ilaç kullanımının olmadığı öğrenildi. Fizik muayenesinde gelişimi yaşına uygun, vital bulguları normaldi. Bilateral servikal, en büyüğü 4x2 cm boyutlarında ağrısız, sert, fikse, konglomere multipl lenfadenomegali (LAM) dışında patolojisi yoktu. Tetkiklerinde tam kan sayımı normal, periferik yayması ise nötrofil hakimiyetindeydi ve atipik hücre yoktu. Serolojide sadece CMV IgG pozitifliği mevcuttu. Boyun ultrasonografisinde her iki servikal zincirde solda 45x23 mm, sağda 40x19 mm multipl atipik LAM mevcuttu. Abdomen ultrasonografisinde sağ alt kadranda en büyüğü 20x9 mm birkaç adet LAM,boyun tomografisinde ise servikal zincirde prevertebral alanda, büyüğü 22x15 mm, çok sayıda lenf nodu izlendi. Hasta ileri tetkik ve tedavi amacıyla genel pediatri servisine yatırıldı. Yapılan tüberkülin deri testi negatifti. Testislerinde şişlik gelişen hastanın skrotal ultrasonografisinde sol testis boyutları artmış, parankim ekojenitesi ise azalmıştı. Doppler USG'de artan vaskülarizasyonu “diffüz hastalık tutulumu?” olarak yorumlandı.

Çocuk hematoloji-onkoloji birimine danışılan hastaya yapılan kemik iliği aspirasyonu (KİA) akut lenfoblastik lösemi ile uyumlu ve lenf nodundan yapılan eksizyonel biyopsi materyalinden bartonella testi negatif, mikroskopik incelemesinde diffüz paternde atipik lenfoid infiltrasyon mevcuttu. Histopatolojik ve immünhistokimyasal bulgular ''T- Lenfoblastik Lenfoma (T-ALL)'' ile uyumlu olarak sonuçlandı. Testis tutulumu ile seyreden T-ALL tanısı ile çocuk hematoloji-onkoloji kliniğince tedavisine başlandı.

Sonuç:
Lenfadenopatilere yaklaşımda net bir formül mevcut değildir. Vakamızda da dikkatli anamnez ve fizik muayene ile yönlendirilen hastamıza, zaman kaybedilmeden gerekli tetkik ve tedaviler uygulanmıştır. Birinci basamağa başvuran çocuk hastalarda LAP takibinde aile hekimlerinin farkındalığı büyük önem arz etmektedir.