Aile Hekimliği Polikliniğine Başvuran Bir Hiperürisemi Olgusu

Burcu Şen Şahin, Haluk Mergen

Anahtar Kelimeler: ürik asid, hiperürisemi, tiyazid,

Giriş:
Ürik asit plazma konsantrasyonu 7mg/dl’yi aştığında hiperürisemiden söz edilir. Kristallerin depolanma bulguları olmadan ürik asit düzeyinin yüksek olması ise asemptomatik hiperürisemi olarak değerlendirilir ve sıklığı %20'dir. Asemptomatik hiperürisemide öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri uygulanmaktadır.
Tiyazid diüretiklerin hiponatremi, hipomagnezemi, hiperürisemi, hiperlipidemi, hiperglisemi, erektil disfonksiyon ve hiperkalsemi gibi yan etkileri bulunmaktadır. Bu olguyla, ürik asit yüksekliği bulunan bir hasta üzerinden hiperürisemi yönetimini ve reçetelediğimiz ilaçların yan etkilerini göz önünde bulundurmanın önemini vurgulamayı amaçladık.

Olgu:
Ürik asit yüksekliği nedeniyle takip edilen 56 yaş erkek hasta polikliniğe kontrol amaçlı başvurdu. 15 yıldır hipertansiyon tanısı mevcut. 320 mg valsartan ve 25 mg hidroklorotiyazid kombinasyonu ve 5 mg nebivolol kullanmakta. Geçmiş tetkikleri incelendiğinde yaklaşık 10 yıldır ürik asit değerlerinin yüksek olduğu ve bu açıdan takip edildiği görüldü. Özgeçmiş incelendiğinde; sigara içmediği ve operasyon öyküsü olmadığı öğrenildi. Annesinde diyabetus melilitus tanısı varlığı dışında soy geçmişte başka özellik saptanmadı. Boy 172 cm,vücut ağırlığı 128 kg, beden-kitle indeksi 43 kg/m2, kan basıncı 130/85 mmhg, nabız 65/dk olarak ölçüldü. Solunum sistemi muayenesi ve kardiyak oskültasyonu normal olarak değerlendirildi. Eklemlerde kızarıklık, şişlik ve vücutta tofüs görülmedi. Hemogram, açlık kan şekeri, KCFT, BFT ve elektrolitler normal olarak saptandı. Ürik asit 9.6 mg/dl olarak saptandı. Hasta asemptomatik hiperürisemi olarak değerlendirildi. Mevcut antihipertansif tedavisi, tiyazidin ürik asit yüksekliği yan etkisi bulunduğundan tek başına valsartan olarak değiştirildi. Hipertansiyon, hiperlipidemi ve ürik asit yüksekliği açısından yaşam tarzı değişiklikleri anlatıldı. Ürik asit düzeyinin dirençli yüksekliği ve hastada hipertansiyon varlığı nedeniyle allopürinol 100 mg/gün dozunda başlandı. İki ay sonra yapılan tetkikte ürik asit 7,9 mg/dl olarak sonuçlanmış olup azalmakta olduğu görüldü. Ürik asitten fakir beslenme ve allopürinol devamı önerildi. Bir ay sonra kontrole çağırıldı.

Sonuç:
Aile hekimliği ilk başvuru noktasıdır, bu nedenle hiperürisemi yönetimi dikkatlice yapılmalı, ilişkili olan durumların değerlendirilmesiyle tedavi bireyselleştirilmelidir. Ayrıca sık kullanılan ve kombinasyon tedavilerde de yer alan tiyazid diüretiklerin olası yan etkileri her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.