Aile Hekimlerinin Çalışma Şartları Ve Mesleki Faaliyetlerine İlişkin Yargıtay Kararlarının Retrospektif Analizi

Neziha Gökkaya, Adem Özkara, Tarık Eren Yılmaz

Anahtar Kelimeler: Aile Hekimi, Yargıtay Kararları, Çalışma Koşulları, Yasal Sorumluluk, Doktor Hatası, Mevzuat ve Hukuk

Amaç:
Bu çalışma ile aile hekimlerinin mesleki faaliyetleri süresince davalı ya da davacı olarak karşılaştığı davalardan Yargıtay’a intikal etmiş ve karara bağlanmış olanlarının incelenmesi, elde edilen bilgiler ışığında aile hekimlerinin karşı karşıya kaldıkları yasal sorunların, konuların ve süreçlerin ortaya konulması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:
Araştırmamız retrospektif ve tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmamızda Türkiye’de aile hekimlerinin karşılaştıkları davalara ait 2010-2020 yılları arasındaki Yargıtay temyiz kararları incelenmiştir. Dava kararlarına içtihat bilgi bankaları üzerinden; “aile hekimi”, “aile hekimliği”, “tıbbi hata” ve “doktor hatası” anahtar kelimeleri ile arama yapılarak ulaşılan 110 karar çalışma kapsamında değerlendirmeye alınmıştır.

Bulgular:
Aile hekimlerinin davalı (%77,3) olma durumlarının davacı olma durumuna göre daha fazla olduğu, daha çok hukuk davaları (%62,7) ile karşılaştıkları görülmüştür. Dava konuları incelendiğinde; en sık “ASM yönetimi ve işleyişi” ile ilgili davalarla (%60), en az
sıklıkla da “tıbbi uygulama hatalarına” ilişkin davalarla (%5,5) karşılaşıldığı görülmüştür. Davaya konu olan olayların en sık ASM’lerde yaşandığı görülmüş olup dava sayılarının 2019 yılında yoğunlaştığı saptanmıştır.

Sonuç:
Yargıtay’ın aile hekimlerine karşı açılan davalara ilişkin verilen yerel mahkeme kararlarını (%83,3) aile hekimlerinin açtığı davalardaki yerel mahkeme kararlarına (%16,7) göre daha çok bozduğu tespit edilmiştir. Dava süreçlerini ve bu süreçlerin aile hekimliği/hekimleri üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilmek adına, başta ASM yönetimi ve işleyişi ve çalışma koşulları ile ilgili uygulamalar olmak üzere davalara sık sebebiyet veren konuların ulusal düzeyde tekrar gözden geçirilmesi gerekliliği bu çalışma ile ortaya konulmuştur.