Pandemi Servisinde Takip Ettiğimiz Covid-19 Tanılı Hastaların Kronik Hastalık Ve İlaç Kullanım Durumlarının Değerlendirilmesi

Hüseyin Çetin, Fahrettin Razi Açık

Anahtar Kelimeler: pandemi , COVID-19 , komorbidite , kronik hastalık yükü

Amaç:
Bu çalışmanın amacı pandemi başlangıç döneminde serviste yatırılarak tedavi edilen hastaların ek hastalık ve ilaç kullanım durumlarını ortaya koyarak, COVID-19 hastalığının klinik seyri ile olan ilişkisini belirlemeye çalışmaktır.

Gereç ve Yöntem:
Araştırmamız tek merkezli, kesitsel ve tanımlayıcı niteliktedir. 18 üzeri yaş grubu hastalar, Sağlık Bakanlığı COVID-19 rehberindeki kesin vaka tanımına uyan hastalar, PCR testi pozitif 258 hasta çalışmaya dâhil edildi. Hastaların dosyaları Hastane Bilgi Yönetim Sisteminden retrospektif olarak tarandı. Hastaların kronik hastalık durumları ve kullandıkları ilaçlar belirlenerek tasnif edildi.

Bulgular:
Hastaların %54,3 ü kadın ve %45,7 erkektir. Yaş ortalaması 54,5±16,5 yıldır. Ortalama yatış süresi 6,1±3,7 gündür. %6,9 yoğun bakım yatışı yapılmıştır. Yoğun bakımda kalma süreleri 8,6±4 gündür. Hastaların % 6,6’sı vefat etmiştir.
Türkiye Kronik Hastalıklar ve Risk Sıklığı (TKHRFS-2011) Çalışmasına göre ülkemizde HT prevalansı %24 bulunmuştur. TEKHARF (2011) Çalışmasında bu oran kadınlarda %38, erkeklerde %28 idi. TURDEP-2 Çalışmasında HT prevalansı %31 idi. Bizim çalışmamızda HT oranı %36 idi.
TKHRFS göre ülkemizde DM prevalansı 15 yaş ve üzeri tüm grupta %10 bulunmuştur. TURDEP-2 çalışmasında DM prevalansı %16,5 idi. TEKHARF Çalışmasında DM prevalansı %11 idi. Çalışmamızda DM oranı %25,7 idi.
TKHRFS göre ülkemizde Koroner Kalp Hastalığı (KKH) prevalansı 15 yaş üzeri tüm nüfusta erkeklerde %4 , kadınlarda %2’dir. 55-64 yaş grubunda ise bu oran erkeklerde %10,9 , kadınlarda % 6,9 idi. Bizim çalışmamızda ise KKH oranı tüm grupta %11.2 (Kadın: %12,9 Erkek: %9,3) idi.

Sonuç:
Yaş COVID-19 hastalığından yatış endikasyonuna yol açmada en önde gelen risk faktörlerinden biridir. Çalışma popülasyonumuzda hastaların mevcut kronik hastalıkları genel toplum ve temsil edilen yaş gruplarıyla benzer özellikler taşıyordu. 2021’in sonlarına gelindiğinde COVİD-19 nedeniyle yatırılan hastaların daha genç yaş ortalamasına sahip oldukları görülmektedir. Bunda en belirleyici faktörün aşılanma durumu olduğu göze çarpmaktadır. Yaşla birlikte kronik hastalık yükündeki artışın enfeksiyonlarla başetmede dezavantaj getirdiğini söyleyebiliriz. Aşılamada öngörülen risk grupları içerisinde özellikle ileri yaş grubuna öncelik verilmesinin isabetli olduğunu düşünmekteyiz.