Genç Yaşlı Ve İleri Yaşlı Hipertansif Hastalara Birinci Basamak Sağlık Merkezlerinde Yazılmış Olan Reçetelerin Karşılaştırılması

Selcan Tülü, Volkan Aydın, Caner Vızdıklar, Mert Kaşkal, Ömer Ataç, Ahmet Akıcı

Anahtar Kelimeler: Antihipertansif, yaşlı, birinci basamak, uygunsuz ilaç, reçeteleme

Amaç:
Birinci basamakta daha etkin hizmet verebilmek için, yaşla birlikte görülme sıklığı artan esansiyel hipertansiyon gibi hastalıkların tedavisinde farklı yaklaşımlar gerektirebilecek, daha genç ve ileri yaşlı hastalara özel çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu çalışmada genç yaşlı (GY) ve ileri yaşlı (İY) hastalara yazılan hipertansiyon tanılı reçetelerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:
Bu kesitsel çalışmada, İstanbul’da 2016 yılında mevcut aile hekimliği birimlerinden sistematik örneklemeyle seçilen 1.431 tanesi tarafından oluşturulan reçeteler incelendi. Bu çalışma kapsamında ≥65 yaş hastalara yazılan ve “esansiyel hipertansiyon” tanılı 568.067 reçete ayrıntılı değerlendirildi. 65-79 yaş arası hastalar GY, ≥80 yaş hastalar ise İY olarak kabul edildi ve bu iki grubun reçeteleri karşılaştırıldı.

Bulgular:
Reçetelerin 433.988’i (%76,4) GY’lere ve 134.079’u (%23,6) İY’lere yazılmıştı. GY’lere yazılan reçetelerin %23,1’i ve İY’lere yazılanların %21,1’i sadece HT’den oluşan tekil tanı içeriyordu (p<0,001). Reçetelerdeki ortalama antihipertansif ilaç sayısı sırasıyla 1,18±0,67 ve 1,19±0,71 idi. Antihipertansif monoterapi tercihi İY grubunda (%45,3’e karşı %43,3; p<0,001), yalnızca sabit doz kombinasyonu içeren reçete yüzdesi ise GY grubunda (%30,5’e karşı %26,5; p<0,001) daha fazlaydı. Antihipertansif içeren reçetelerin GY’lerde %41,8’i, İY’lerde %39,9’u tiyazid diüretikleri içermekte iken anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB) ve anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörü için bu oranlar sırasıyla GY’de %33,6 ve %29,9, İY’de % %27,1 ve %25,6 idi. ACE inhibitörü içeren reçetelerde ARB bulunma oranı ise GY ve İY’lerde sırasıyla %2,2 ve %2,5 olarak saptandı.

Sonuç:
İY’lerde daha belirgin olmak üzere hipertansif yaşlı hastalara birinci basamakta yazılan reçetelerin ¾’ünden fazlasında eşlik eden başka hastalığın tedavisinin de birlikte düzenlendiği anlaşılmaktadır. Reçetelerde çoğul tanıların yanı sıra polifarmasi eğilimi ve bunların oluşturduğu yük göze çarpmaktadır. Birlikte kullanımı kontrendike antihipertansif kombinasyonlarıyla aynı reçetede karşılaşılmış olması ve bu olumsuzluğun İY’lerde daha fazla görülmesi birinci basamakta yaşlı hipertansif hastaların tedavi düzenleme işleminin daha rasyonel yapılması gerekliliğine işaret etmektedir.