Bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Biriminde Takip Edilen Hastalara Bakım Veren Kişilerde Psikolojik Sıkıntı Görülme Sıklığı

Nadire Karsavuran, Mehmet Özen, Ramazan Vural, Aysima Bulca Acar, Remziye Nur Eke, İsmet Koşar, Zeynep Aşık

Anahtar Kelimeler: Evde Sağlık, Bakım veren, Psikolojik sıkıntı

Amaç:
Bu araştırmamızda Evde sağlık kapsamındaki hastalara bakım veren kişilerin bakım yükleri ile psikolojik sıkıntı düzeyleri arasındaki ilişki ve bunlara etki eden faktörleri incelemek, psikolojik sıkıntı görülme sıklığını belirlemek amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:
Çalışmamızda Antalya Eğitim Araştırma Hastanesindeki Evde Sağlık Hizmetlerince takip edilen 50 hastaya bakım veren kişilere ulaşılarak, çalışma hakkında bilgilendirilip sözlü ve yazılı onamları alındıktan sonra demografik bilgi formu ve Psikolojik Sıkıntı Ölçeği (K-10 PSÖ) anketindeki soruları cevaplaması istenmiştir. K-10 PSÖ, özgül olmayan psikolojik sıkıntı hakkında 10 sorudan oluşmaktadır ve kişinin son 1 ay içinde yaşadığı depresif belirtilerin düzeyini ölçmeyi amaçlamaktadır. Veriler SPSS 18 kullanılarak analiz edilmiştir.

Bulgular:
2021 Temmuz ve Ağustos ayı boyunca Evde Sağlık Hizmetleri birimine başvuran 50 hastaya bakım verenlerin 12’si (%24) erkek, 38’i (%76) kadındır. Bakım verenlerin 26’sının(%52) ruhsal durumu iyi iken 9’unun (%18) hafif, 4’ünün(%8) orta, 11’inin (%22)ağır ruhsal bozukluğu vardır. Bakım verenin yaş ortalaması ruhsal sıkıntı durumu iyi olan grupta 53, hafif olan grupta 54,orta olan grupta 60,5 ve ağır olan grupta 63’tür. Yapılan analizlerde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir(p=0,014). Ruhsal sıkıntı durumu ağır olanların yaş ortalaması hafif ve orta düzeyde olanlara göre anlamlı olarak daha yüksektir. Bakım verme süresi ile ruhsal sıkıntı derecesi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Gelir düzeyi düşük olan bakım verenlerin %44,4’ünde ağır ruhsal bozukluk saptanırken gelir düzeyi orta seviyede olanların %18,4’ünde, gelir düzeyi yüksek olanların ise hiçbirinde ağır ruhsal bozukluk yoktur.

Sonuç:
Uzun süreli bakım verme sağlık, sosyoekonomik durum, psikolojik durum gibi yaşam kalitesini etkileyen bir süreçtir. Çalışmamızda hastalara bakım verenlerin gelir düzeyi arttıkça psikolojik sıkıntı görülme sıklığı azalmaktadır. Bu durum hastaya bakım verenlerin gelir düzeyi yükseldikçe bakıcı desteği ve sosyal açıdan kendine zaman ayırma fırsatı bulabildiklerini açıklamaktadır. Ayrıca bakım verenlerin yaş ortalaması arttıkça ruhsal sıkıntı derecesi de artmaktadır. Sonuçlar doğrultusunda; bakım verenlerin hastalarını gereksinim duydukça bırakabilecekleri kurumlar açılması, bakım verenlere yönelik danışmanlık ve eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması önerilmektedir.