Takayasu Arteriti: Olgu Sunumu

Özlem Can, Aylia Mehmedova Yeşilova, Hayrunnisa Aksoy Mayda, Orkide Kutlu, Merve Altınel, Özgür Altun, Yücel Arman

Giriş:
Takayasu arteriti (TA),aort ve ana dallarında kronik enflamasyon ile karakterize,etiyolojisi bilinmeyen nadir bir hastalıktır.İnsidansı Avrupa ülkelerinde 1/milyon;Güneydoğu Asya ülkelerindeki 20-30’lu yaşlardaki kadınlarda daha sıktır. TA subfebril ateş,gece terlemesi,kilo kaybı,halsizlik,güçsüzlük, artralji,miyalji gibi nonspesifik semptomlarla başmakta; ardından vasküler enflamasyon sonucu arteriyel stenoz/oklüzyon/tromboz gelişmekte ve damar tutulumunun yerine göre farklı belirtiler görülebilmektedir. En sık subklavian ve innominate arter(%93),aorta(%65),ana karotid arter(%58) ve renal arterlerde(%38)stenoz görülmekte,daha az sıklıkla alt ekstremite arterleri de etkilenebilmektedir. Koroner arter hastalığı,hipertansif kalp hastalığı ve aort yetersizliği sık görülen komplikasyonlardandır. Sedimentasyon yüksekliği,normokrom-normositer anemi ve lökositoz görülebilir. Tanısında doppler ultrasonografi,dijital subtraksiyon anjiyografi, MR anjiyografi ve PET-BT den yararlanılmaktadır. Bu bildiride,birinci basamak sağlık hizmetinde özenli bir fizik muayene sonucu şüphelenerek ileri incelemeler amacı ile sevk edebileceğimiz hastalara dikkat çekmek istedik.

Olgu:
39 yaşında kadın hastanın bir sene önce sağ kolda uyuşukluk,güçsüzlük ve kasılma şikayetleri başlamiş.Sağ taraftan radiyal nabzı alınamayan hastaya çekilen arteriel doppler-USG’de sağ-subklavian arterde prevertebral segmentte darlığı düşündüren monofazik düşük hızlı akım ve sağ-vertebral arterde retrograd akım izlenmiş.BT-anjiyografi sonrası sağ-subklavyen arterde total okluzyon şüphesi üzerine kalp damar cerrahi ekibince expandabl stent takılmiş.EKO’da myokardın sistolik fonksiyonları normal,sol atrium dilate ve perikardiyal effüzyon saptanmış.18FDG PET-BT’de büyük damar vaskülit tutulumu saptanan hasta tedavi amaçlı iç hastalıkları servisimize interne edildi. Soy-geçmişinde babasında romatizmal hastalık,annesinde koroner arter hastalığı mevcuttu. Fizik muayenede genel durumu iyi,TA;sağ-kol90/55mmHg,sol-kol120/60mmHg.Sağ-kolda nabızlar zayıf alınıyordu.Sistem muayeneleri doğaldı. Sedim:100mm/h(1-15),CRP:50.4mg/l(0–5),glukoz:204mg/dl(74–100),Hbg:102g/l(115-155),MCV:74.5fl(80–95),ALP:113u/l(35–104),fibrinojen:783mg/dl(200-400).Kreatinin,ürikasit,AST,ALT,GGT,CK,Na,K,Ca,ferritin,
albumin/totalprotein,vitaminB12,TSH,TG,LDL/HDL,kolesterol,PTH,TİT normaldi.HbsAg,anti-HCV,anti-HIV,ANA,anti dsd-DNA,RF,anti-CCP negatifti. Hastaya 250mg/gün/3gün puls-metilprednizolon(IV) tedavisi sonrasında steroid tedavisi 1mg/kg’a azaltılarak Metotrexate15mg/hf ilave edildi;romatoloji poliklinik takibine bağlandı.

Sonuç:
TA'de vasküler enflamasyon fazında görülen kladikasyo,nabızlarda azalma/kaybolma vasküler üfürüm,kollar arasındaki sistolik kan basıncı farkının 10mmHg üzerinde olması gibi semptomlar hastalığın tanısal fizik muayene bulgularıdır. Tedavisinde aşamalı immünsupresif ajanlar kullanılır. İleri derece arteryel darlık durumunda anjioplasti/stent yerleştirme yapılır ancak immünsupresif tedavinin birlikte uygulanmaması durumunda restenoz oranı yüksektir. Birinci basamakta hasta muayenesinde kollar arasında 10mmHg’dan fazla kan basıncı farkı olan ve nabız dolgunluğunda farklılık olan hastalar ileri incelemeler amacıyla hastanelere yönlendirilmelidir.