İzmir İli Aile Hekimliği Asistanlarının Ağız Ve Diş Sağlığı Konusundaki Bilgi, Tutum Ve Davranışlarının Belirlenmesi Ve Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Tevfik Tanju Yılmazer, Eylül Acar

Anahtar Kelimeler: Koruyucu hekimlik, koruyucu ağız diş sağlığı

Amaç:
Aile hekimleri birincil korunmadaki etkinlikleri kapsamında; ağız ve diş sağlığı (ADS) hastalıkları açısından riskli hastaları tanımada, gerektiğinde hastaları diş hekimine yönlendirmede, gebeler, çocuklar, yaşlılar gibi hassas olunması gereken grupları bilgilendirmede, hastalara temel düzeyde bir eğitim vererek toplumda ADS bilincinin gelişmesinde, diş çürüğü açısından değiştirilebilir faktörlere müdahale ederek önlenebilir bir hastalık olan diş çürüğünden korunmada önemli rol sahibi olmalıdır.
Biz de çalışmamızda; İzmir ilindeki uzmanlık eğitimi alan aile hekimliği asistanlarının temel ADS konusu ile ilgili bilgi düzey ve tutumunun belirlemek, bilgi düzeyini etkileyen faktörleri değerlendirilmeyi amaçladık.

Gereç ve Yöntem:
Çalışma Ocak 2019 – Haziran 2019 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmaya İzmir ilindeki üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde uzmanlık eğitimi alan aile hekimliği asistanlarının tümü dahil edildi. Aile hekimliği asistanlarına kendi çalıştıkları kurumlarında ulaşıldı. Çalışmaya katılmayı kabul eden 175 aile hekimliği asistanı ile çalışma gerçekleştirildi. Çalışmada, konuyla ilgili literatür taraması ardından oluşturulan bir anket formu kullanıldı. Anket sosyodemografik özellikler ile ADS ile ilgili temel bilgileri değerlendirmek için kullanıldı. Değişkenler arasındaki ilişkiler Student-T Testi ve Khi Kare testi ile değerlendirildi.

Bulgular:
Çalışmaya katılan hekimlerin yaş ortalaması 30,13tü (±6,14). %66,1’ si kadın, %50,9’ u bekardı. Yüzde 42,1 ’i aile hekimliği asistanlığının birinci. yılında idi. %76,6’sının meslekte çalışma yılı 1-5 yıl idi. %69,6’ sı daha önceden ADS ile ilgili eğitim almamıştı. %64,3’ ü tıp fakültesi eğitiminde ADS konularının yer almadığını belirtti. %53,2’si ADS ile ilgili bir problemi olmadığını belirtti. Asistanların ankete verdikleri yanıtlara göre ortalama toplam skoru 20,79 (± 2,27) bulundu. Alınan ortalama toplam skor ile kadın cinsiyet ve daha önceden ADS ile ilgili eğitim alma durumu arasında anlamlı ilişki bulundu.

Sonuç:
Çalışmada hekimlerin çoğunun daha önceden ADS ile ilgili bir eğitim almadığı ve büyük bir kısmının aile hekimliği eğitiminde ADS ile ilgili temel bir eğitimin gerekli olduğunu düşündüğü saptandı. Tıp fakültesi eğitim sürecinde de genellikle yer almadığı görülen ADS konularının eğitim programlarında daha çok yer alması gerektiği düşünüldü.