Üniversite Öğrencilerinde Fiziksel Aktivite ve Depresyon Düzeyi

Melahat Akdeniz, İsmail Ünal, Ethem Kavukcu, Hasan Hüseyin Avcı

Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Depresyon, PHQ-9, Öğrenci, Oturma Düzeyi

Amaç:
Bu çalışmada Tıp Fakültesinin klinik eğitime başlamamış ilk 3 sınıfı ile Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin bedensel aktivite düzeyi ve depresyon prevalansı değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:
Çalışmaya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ilk 3 sınıfı ve Spor Bilimleri Fakültesi’nden toplamda 350 öğrenci katılmış olup, anketler yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. Araştırmada Demografik Veriler Anketi, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi uzun formu ve Hasta Sağlık Anketi 9’u içeren “Üniversite Öğrencilerinde Fiziksel Aktivite ve Depresyon Düzeyinin Araştırılması” anketi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi IBM SPSS 24.0 ile yapılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir.

Bulgular:
Çalışmaya katılan Tıp Fakültesi öğrencilerinin %18’inin hafif ya da yetersiz, %59,3’ünün orta ve %22,7’sinin, ağır düzeyde aktivite yaptıkları; Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin %7’sinin hafif ya da yetersiz, %27,5’inin orta ve %65’inin ağır düzeyde aktivite yaptıkları saptanmıştır. Tıp Fakültesin öğrencilerinin %82’sinin yeterli düzeyde aktivite yaptıkları bulunmuş olup, bu değer Spor Bilimleri Fakültesinde %92,5’tir. PHQ-9’u (eşik değer >10) kullanarak yapılan depresyon taramasında tıp fakültesi öğrencilerinde depresyon oranının %42,6’ında olduğu; %21,3’ünde orta şiddetli ve şiddetli depresyon olduğu saptanmıştır. Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinde bu değerler sırasıyla %42 ve %15’tir. Toplamda bütün öğrencilerde depresyon yaygınlığı %42,3 olarak tespit edilmiştir. Fiziksel aktivite miktarı ile depresyon arasında ilişki saptanmamış, ancak oturma düzeyi arttıkça depresyon düzeyinin arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur.

Sonuç:
Çalışmaya katılan Tıp Fakültesi ve Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeyi yeterli ve beklenenin aksine benzer seviyede bulunmuş olup, sadece aktivite yoğunlukları arasında fark tespit edilmiştir. Öğrencilerde depresyon oranı oldukça yüksek bulunmuştur. Depresyona neden olan faktörlerin belirlenmesi, gerekli önlemlerin alınması ve önleme girişimlerinin uygulanması önemlidir. Depresyon düzeyi sadece fiziksel aktiviteye bağlı olmayıp çok sayıda nedeni bulunmaktadır, bu nedenle fiziksel aktivite ve depresyon konusunda daha uzun dönemi sorgulayan çalışmaların ilerleyen dönemlerde planlanması uygun görünmektedir.