Aile İçi Şiddete İlişkin Raporların Değerlendirilmesi

Özden Gökdemir, Olgu Aygün, Ülkü Bulut Batur, Nilgün Özçakar

Anahtar Kelimeler: aile içi şiddet; birinci basamak sağlık hizmetleri;

Amaç:
Kadına yönelik fiziksel istismar ve diğer şiddet biçimleri bir insan hakları ihlali olarak anlaşılmalıdır. Aile içi şiddet, yalnızca kadınları değil toplumu da etkilemektedir. Çocuk istismarı, cinsel ve aile içi şiddet, fiziksel, davranışsal, psikolojik ve ekonomik sonuçlara yol açan kadın ve çocukları etkileyen en yıkıcı deneyimler arasındadır. Aile içi şiddet olgularına ilişkin raporların değerlendirilmesi ile kök nedenlerin ve uygun yaklaşım biçiminin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:
Çalışmanın ilk planlamasında İzmir, Konya ve Nevşehir'deki birinci basamak sağlık merkezlerinin adli raporlarının değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Tanımlayıcı kesitsel çalışma deseni ile planlanmıştır. Çalışmanın kısıtlılığı sunulan çalışmanın tek merkezli olmasıdır.

Bulgular:
Yüzde 40,7’si yalnız başvurdu. Başvuru nedeni olarak yalnızca bir kadın “sözel şiddet” tanımlarken diğer kadınlar fiziksel ve sözel şiddetin (tekme-tokat-öldürme ile tehdit, hakaret) bir arada olduğunu belirttiler. Travmanın şiddeti açısından “ciddi yanık, kesi, kemik kırılması” bildirilmişti. Şiddet uygulayanların tamamı erkekti ve %80 oranında eşleriydi. Oğlu, eşi ve kayınpederi tarafından da şiddet gören kadınlar kaydedilmişti. %50,0 oranında çocuklar da şiddete maruz kalmıştı ve %60 oranında kız çocuğuydu. Çocukların %66,7’i şiddet olayına tanık olmuşlardı.
Büyük çoğunluğu ilkokul mezunu idi (%65,5) ve %10.7’sinin çocuğu yoktu. 2 kadın ise başvuru sırasında hamileydi. %86,2’sinin gelir getiren bir işi yoktu.

Sonuç:
2016 yılında tek merkezli rapor sonuçları geriye dönük olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın kırsalda tek merkez den olması yüksek gelir grubu ve/ya eğitim düzeyi olan örneklemdeki sonuçları içermemesine neden olmaktadır.
Olguların bütünü kadınlardan oluşmaktadır. Kadınların ekonomik özgürlüğünün olmaması ve çocukların bu durumdan etkilenmiş olması örneklem sayısı kısıtlı olsa dikkat çekicidir.
COVID-19 pandemisi sırasında karantina, çocukların yüz yüze eğitime ulaşamaması gibi koşulların "aile içi" şiddet bağlamında ülkemizde nasıl bir etkisi olduğu araştırılmaya açık bir konudur.