Alerjik Rinitli Hastalarda Hastalık Aktivitesi ve Alerjen Duyarlılığının Uyku Kalitesi Üzerine Etkisi

Emre Emre

Anahtar Kelimeler: alerji, alerjik rinit, prick test, uyku kalitesi

Amaç:
Alerjik rinit (AR) toplumun %10-25’ini etkileyebilen, oldukça sık görülen bir hastalıktır. AR’ye bağlı gelişen burun akıntısı veya tıkanıklığı, kaşıntı, hapşırma gibi nazal semptomlar uyku kalitesini etkileyebilmektedir. Çalışmamızda alerjik rinitli hastaların uyku kalitesinin, hastalık ağırlığı, semptom şiddeti ve alerjen duyarlılığı türü ile olan ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntem:
İmmünoloji ve alerji polikliniğine başvuran AR tanısı konulan 106 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, semptom şiddeti açısından total nazal semptom skorları (TNSS) ve vizüel analog skala (VAS) skorları, deri prick test sonuçları kayıt edildi. Hastalık şiddeti 2019 Allergic Rhinitis and its Impact on Asthma rehberine göre 4 sınıfa ayırıldı. Hastaların uyku kaliteleri Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) ile değerlendirildi. Düşük PUKİ skorları daha iyi uyku kalitesini ifade etmektedir.

Bulgular:
Hafif intermittant vede persistant AR’li hastalarda PUKİ skorları Orta-ağır intermittant ve Orta-ağır persistan AR'li hastalara göre anlamlı derecede düşüktü (uyku kalitesi daha iyiydi) (p=0,001/p<0,001 ve p=0,001/p<0,001 sırasıyla). Hafif intermittant ve Hafif persistan AR’li hastaların PUKİ skorları arasında vede Orta-ağır intermittant ve Orta-ağır persistan AR’li hastaların PUKİ skorları arasında anlamlı bir fark gözlenmedi.
Hastaların TNSS ile PUKİ skorları arasında anlamlı pozitif yönde korelasyon saptandı. (p<0,001 corelation coefficient:0,428). Benzer korelasyon VAS semptom skoru ile PUKİ skorları arasında saptandı (p<0,001 corelation coefficient:0,36).
Hastalardaki alerjen duyarlılığın türüne göre (mite, polen, küf, kedi-köpek) bakıldığında PUKİ skorları açısından anlamlı fark gözlenmedi. Cinsiyetler arasında PUKİ skorları açısından anlamlı fark saptanmadı.

Sonuç:
AR’nin uyku kalitesini olumsuz etkilediği birçok çalışmada gösterilmiştir. Çalışmamızda hastaların semptom şiddeti arttıkça uyku kalitelerinin bozulduğunu ve orta-ağır AR gurubundaki hastaların daha kötü uyku kalitesine sahip olduğunu gözlemledik. Hastaların hangi gurup alerjene duyarlı olduğu veya polisensitize olması, cinsiyeti ve hastalık süresi açısından uyku kalitesi skorlarında anlamlı farklılık gözlenmedi. Sonuç olarak yüksek AR semptomlarının kontrol altına alınması özellikle orta-ağır guruptaki hastaların gerektiğinde alerjen immünoterapisi gibi üst basamak tedaviler açısından değerlendirilmesi hastaların uyku kalitesinin korunmasına yardımcı olacaktır.